
ABD BİR "AHTAPOT KRALLIĞI"DIR
​
Ahtapot, “sekiz ayaklı kafadan bacaklı yumuÅŸakça cinsinin ortak adı”dır. ABD bir “Ahtapot Krallığı”dır. Dünyanın yedi kıtasına yedi bacağını uzatmış, birini de kendine yastık yapmış yatıyor… Uyur gibi görünür, uyanık… Güvercin gibi görünür, ÅŸahin… MerhametliymiÅŸ gibi davranır, acımasız… Demokrasi, hak, adalet savunur edası var; despot, zalim… Utanır görünür, arsız… Güvenilir bir dost sanırsınız; despot, pervasız, hırsız, vefasız…
​
Kurtarmak için öldürür, öldürmek için de kurtarır. Kimsenin kendi kendine ölmesinden hoÅŸlanmaz; çünkü o, öldürmekten haz alır. ÖldüremediÄŸini öldürtür. Kendisinin öldürmediÄŸi ölüye saygı duymaz.
​
Onun “en”leri vardır: En iyi ölü “bir Amerikan askerinin namlusundan çıkan kurÅŸunla ölen”dir. En iyi diri, ABD menfaatlerine hizmet edendir. En iyi dost, istediÄŸi zaman emrine amade olandır.
​
O, Kabil’de kadehine kan koyar, Washington’da keyif kahvesinden önce içer. Irak’ta kurbanlarını usulünce keser, etlerini içki sofrasına meze yapar. Filistin’de akan kanı seyrederken sevgilisine aÅŸk ÅŸiirleri yazar, ÅŸarkılar söyler…
​
Dostlarıyla el sıkışır, bu arada avucunun ortasını gıdıklar; güldürür, güldürerek öldürür… Sabaha kadar sohbet eder, dostlukları pekiÅŸtirir(!), çıkınca arkasından küfreder. Dedikodu, onun kültürüdür.
​
DüÅŸmanını kendisi oluÅŸturur, onunla savaşır(!), asıl düÅŸmanlarını yok edebilmek için. Uzaydan “karanlık gecede, kara karıncanın hareketlerini izler”, lakin Üsame Bin Ladin’in nerde saklandığını bir türlü tespit edemez.
​
YumuÅŸaktır, yumuÅŸaklığı kadar da ağırdır. Üstüne bastığı ölür; ölüler üzerinde yükselir…
​
Ve son durum…
​
Zulüm imparatorluÄŸunun gücünü göstermek, dost(!) ve düÅŸmanlarını kendine ram edebilmek maksadıyla “Merd-i Kıpti ÅŸecaatin arz ederken sirkatin söyler.” Kabilinden perde arkasını ekrana yansıtıyor.
​
Kendi gücüne tapan Rus İmparatorluÄŸu yakın geçmiÅŸte çöktü, tanıkları saÄŸ; yeni çöküÅŸlere tanık olabilmek için yaşıyorlar.
​
Zulüm ile abad olunmaz, ve’s-selam.